Bu sene yapamadığımız yaz tatilini gecikmişte olsa yapmak üzere (birazda ev halkının zorlamasıyla) on günlük bir tatil için bir fırsatı değerlendirerek Antalya Side Çolaklı mevkiiine gittim.Her ne kadar deniz balıkçılığı ve tekniklerini yeterince bilmesekte su varsa balık vardır.Balık varsa onu tutmanında bir usulü vardır diyerek takım çantasındaki deniz avı malzemeleri ile bir adette olta bagajda yerini almıştı.Tatil yapacağımız bölgede bulunan bir iskelede olta atanları gördüğümde tatilin benim için sadece deniz ve güneş olmayacağını anladım iskelenin bir köşesini rezerve edip yerleştim.
Bölge tamamen kumsal ve plaj olduğundan ve başkada yem temin etme imkanım olmadığından en kolay yem olan tavuk göğüs etini biraz tuzlayıp gazete kağıdına sarıp suyunu aldıktan sonra birazda güneşte bırakarak hazırladığım yemle olta elde iskele nöbetlerine başladım. İlk günün sonunda aldığım mırmırlar burada geçireceğim on günün balıksız geçmeyeceğinin işaretiydi.
İlk günün acemiliğini atlatınca soluğu bölgedeki balık avı malzemesi satan bir dükkanda alıp bölgeye uygun gerekli takımları hazırladım. Ondan sonraki günlerde de havanın ve şartların imkan verdiği ölçüde iskeledeki yerimi aldım.İki günde çevrede avlananlarla (aralarında Eskişehir'li hemşehrilerim çıktı) arkadaşlıklar kurulmaya başlamıştı.Emeğimizin karşılığınıda almaya başladık.
Bölgede kaldığımız sürece sadece mırmır yakalamadık arada oltayı başka dostlar da ziyaret etti.
Buda bir başkası daha önce karşılaşmadığım bir tür.Bölgede ayakkabı balığı olarak adlandırılıyor.Karnındaki ve başının üzerindeki vantuzlarla diğer balıklara yapışarak yaşamını sürdürüyormuş.Tabi aynen geldiği ortama iade edildi.
Buda oltaya takılan mürekkep balığı.
Buda oltanın ucundaki lokum.
Sonunda tatil bitti ve tüm güzellikleri geride bırakarak dönüş geri dönüş yaptım.Denizde kıyıdan avlanmakta güzel ama ben sazan avını ,gece ateş başı sohbetlerini ve közde demli çayımı özledim.Yeni avlarda buluşmak dileğiyle RASTGELE
20 Ekim 2009 Salı
BİRAZDA DENİZDEN KIYI AVI
05 Ekim 2009 Pazartesi
2-3 Ekim2009 sazan avı
Bu sezon aradığımız balıkları çevremizdeki göl ve göletlerde bulamayınca güzergahımızı Sarıyar'dan batıya çevirdik ve Bilecik ilimize gitmeye karar verdik.Gittiğimiz gölet Sakarya nehrine yakın olduğundan nehirde ve gölette avlanma şansımız vardı biz göleti tercih ettik.2 gün üç gecelik tabiatın güzellikleri içindeki av maceramızı rahatca izleyebilmeniz ve güzellikleri sizinde seyretmeniz için slayt haline getirdim.Beğeneceğinizi umarım.
30 Eylül 2009 Çarşamba
ESABDER SARIYAR ORGANİZASYONU
Eskişehir Amatör Balıkçılık Derneği(ESABDER)'in anakara kızılcahamam bölgesinde Sarıyar barajına düzenlediği gezi ve balık avından görüntüler.
18 Eylül 2009 Cuma
13 Eylül 2009 Pazar
SAZAN KAMIŞLARI
(FOTOĞRAFLAR ALINTIDIR)

Dünyada modern sazan donanımları yıllardır kulanılmaya başladı.Ülkemizde de son yıllarda bir çok markaya ait malzemeleri bulma imkanı var.Bu güne kadar kamış alırken çeşit ve kaliteli marka yokluğundan bulduğumuzu veya bulduğumuz çeşitlerin iyilerini almaya çalıştık.Bundan sonra alacağımız kamışlarda seçici davranabilmek ve yapacağımız avın ve avlanacağımız avlağın özelliklerine uygun kamış çeşidi seçmemiz gerektiğinden yeni kamış alacak arkadaşların faydalanabilmesi için kamışlar hakkındaki bilgileri derlemeye çalıştım. Kamışlar konusunu incelemeye önce kamış çeşitlerini tasnif ederek başlamalıyız.Balık avlarında kullanılan kamışları yapılış şekillerine göre (5)kategoriye ayırabiliriz.
a.Tek parçalı kamışlar:Boyları kısa,çekme ve atar özellikleri yüksek,kısa kamışlardır.Özellikle tekne ve bottan avlanmalarda tercih edilir.
b.Çok parçalı kamışlar:Genellikle 2 bazen 3 parca olarak yapılmışlardır.Modern sazan avında en fazla kullanılan kamış çeşididir.Ağır orta ve hafif avlarda kıyıdan avlanmada kullanılırlar. bu tip kamışların sazan avında tercih sebebi hem sağlam hem de atış performanslarının çok daha üstün vasıflarda olmasındandır.Örneğin surf ve spin kamışlarda biraz araşatırma yaptığınızda en uzak atış mesafelerine sadece bu tip kamışlar ile ulaşılabildiğini göreceksiniz.
c.Teleskopik kamışlar.Şu anda çoğunlukla kullandığımız kamış modelleridir.İç içe geçebilen parçalardan oluşmuştur.Çeşitli boy seçenekleri olduğundan her türlü av türünde kullanılabilirler
d.Fly.kamışları:İnce ,hafif ve az atarlı kamışlardır.
e.Karma,teleskopik (değişebilir uçlu kamışlar.)Çok amaçlı kullanımlar için uç kısımları değiştirilerek kullanılacak şekilde imal edilmektedir.
Kamışların yapıldıkları malzemeye göre sınıflandırılması:
a.Cam elyaflı kamışlar (FİBER KAMIŞLAR)
b.Carbon Kamışlar
c.Kompozit kamışlar.
Kamışları Aksiyonlarına görede sınıflandırabiliriz.
Aksiyon kamışın AKSİYON= hassasiyet(refleks) değeridir.Hatta Fast (high)action, medium action,low action diye 3 gruba ayrılırlar.Hatta kendi aralarında bile farklı alt grupları vardır.Mesela Fast action,ultra fast action yada ultra low action diye. Zaten Low action dediğimiz kullanıcı dilinde Sağır kamış diye tabir edilir.
Bu sınıflandırılma avcı kamışların hareket ( Aksiyon ), buna bağlı olarak da çeker ve atar yeteneğindeki gr./kg. kapasitesine göre yapılır; Bir olta kamışının aksiyon yeteneği o kamışın tam boy uzunluğuna göre eğilmeye başladığı ilk nokta olarak kabul edilir ve güçlerini bu noktadan alırlar. Olta kamışlarındaki çeker değerleri üreticileri tarafından ürün bilgisi içinde verilip avcı kamışın taşıma gücünü belirtir. Olta kamışlarındaki Atar değerlerindeki hesaplamada Luxor metodu ile yapılıp bir olta kamışının taşıma gücünün 1/50 si kadardır. Aksiyon değerleri bazı modellerde, çok yavaş,yavaş, orta, hızlı ve çok hızlı,bazı modellerde de bu değerler gr./kg. cinsinden belirtilerek verilir. Olta kamışlarının test değerlerini hangi kıstasa göre yapılacağı konusunda, olta kamışı kullanan çoğu kişinin bu teknik kavramların eş Türkce kelime anlam karşılıklarını yorumlarken genellikle kafalarını karıştırdığını ve amaca uygun doğru seçim yapamadıklarını çoğu zaman görebiliyoruz. Çok yavaş(az gramlı) ile çok hızlı(ağır gramlı) değerler arasındaki farkı basitce şu şekilde izah edersek sanırım daha kolay anlayabiliriz; Çok hızlı değerin (fast)anlamı, balık geldiği zaman onu hızlı fark etme yeteneğine sahip olmasıdır. Dolayısı ile de çeker değerinin düşük, kolay eğilebilen,ince, hassas türler olup küçük avlar için kullanılırlar. Ve savurma tekniği için tercih edilir. Yavaş(slow-heavy)değerin anlamıda; Tam tersi,büyük avların direnci karşısında yavaş yavaş bükülen ve çeker değeri yüksek ağır kamışlardır. Birde şöyle açıklayalım; Hızlı ( fast ) kamışlar uctan bükülerek açı verirler ve üzerlerine binen kuvvetin yaptığı basınç uç kısımda oluşur, kamışların uç kısımlarıda elcek ( sap ) yerine yakın olan kısımından daha ince olduğu için kuvvet basıncını karşılayan ilk nokta zayıftır. Yavaş veya ağır kamışlar ( Slow-heavy )da kuvvet basıncının etki ettiği bükülme noktası elcek yerine yakın olan kalın kısıma kadar ulaşarak etki alanını ( Aksiyonu )daha geniş bir açıyla karşılar dolayısı ile basınç kuvveti buradaki dayanıklı kalın kısımda gücünü sonlandırarak kuvvetin buraya binmesini sağlar. Ağır av türleri için tercih edilir. Kamışların temel davranış özelliklerine göre aradaki sınıflandırma farkını basitce izah edip örnekledikten sonra; Fiziksel teknik yapıları,av türü,av tekniği,av takımı ve avlanmak için bulunulan ortam ( yer ) şartları göz önüne alınarak avcı doğru bir kamışın seçimi yapılır.
Bir kamışın aksiyonunu anlamak son derece kolaydır. Ucundan eğmeye başlayın. En uçtaki 1/4'lük kısım eğiliyorsa, kamış çok hızlı aksiyonludur.. Eğer uçtan 1/3'lük kısım eğiliyorsa, kamışa hızlı diyebiliriz. Kamış ortasından ucuna kadar olan kısmı yay şekline gelerek eğiliyorsa orta aksiyonlu, sapından itibaren yay çiziyorsa yavaş aksiyonludur. Aksiyon, balığın vuruşlarını daha iyi hissetmeniz kadar, tasmalama yaparkende kritik öneme sahiptir..
Kamışın hızlı aksiyonlu olması, tasmalamanın da hızlı olmasını sağlar ama hızlı tasmalama her zaman iyi değildir.. Mesela, sahte balık dediğimiz, rapala namıyla meşhur yemleri kullanırken, kaşık, özellikle turna kaşığı çekerken. Hızlı aksiyon, tasmayı attığınızda kaşığın/rapalanın balığın ağzından kurtulmasına sebebiyet verir. Bu nedenle orta aksiyonlu kamışlar tercih edilir. Diğer yandan, canlı yemler için özellikle, yavaş aksiyon kamışlar daha az tahrip edicidir.. İrice yemler ve uzak atışlar planlıyorsanız, yavaş aksiyonlu bir kamış daha iyi netice verecektir.
Hemen hemen hiç bilinmeyen, gene üst uç üreticilerin açıkladığı bir diğer değer ise, "taper" dir.. Aksiyon ile çok benzerdir.. Fakat, taper atarken ve çekerken yani yük altında kamışın nasıl davrandığını belirtirken, aksiyon yemle beklerken ve tasmalayınca, yani ani darbelerde kamışın nasıl davrandığını ifade eder..
Eğer taper değeri hakkında bir bilgi yoksa, aksiyonunun bu değeri karşıladığını kabul etmek makul olur.. Bu değer, özellikle atışlarda hassasiyet için önemlidir.. Uzak atışlarda hızlı kamışlar avantajlı iken, nokta atış yapmak için düşük, ağır taperli kamışlar daha uygundur.. Bu husus bilhassa göllerde çok öne çıkar.
Sazan Avında Kullanılan Kamışlar:
-----------------------------------------
Sazan kamışları bazı özelliklerine göre ayrılır – kullanılacak şartlar, uzunluk, yapı, porselen sayısı ve ağırlık atarı. Test - ağırlık atabilme özelliği (bu tür kamışları genellikle İngiliz markalarına ait olduğundan) (lb) pound olarak ölçülür ve kamışın yere paralel olan pozisyonda hangi ağırlıkla 90° eğilmekte olduğunu gösterir. Bir pound yaklaşık olarak 454 gram’a eşittir. Bir kamışın kırılmadan ve zarar görmeden atabilecek en uygun ağırlığı bulabilmek için bulduğumuz teste 0,5-1,0 ilave etmek gerekir. Bulunan ağırlık fakat bu defa Oz (ons) olarak bize kamışın en uygun atabilecek ağırlığı gösterecektir. Bir Oz yaklaşık olarak 28,3 gramdır. Bu hesaplama daha çok geniş kullanımlı kamışlar için daha uygundur. Bazı kamışların atabilecek en uygun ağırlık tam olarak bu olmamaktadır. Örneğin uzun atışlar için üretilmiş 3,5 lb teste sahip bir kamışın en uygun atacağı ağırlık 5 Oz ise parabolik bir kamışın atacağı en uygun ağırlık 3,5 Oz’dir. Optimal ağırlık üretici firma katalogunda belirtilmediyse bunu ancak deneme yöntemiyle belirleyebiliriz. Tüm kaliteli kamışların en uygun olarak atabileceği ağırlıktan (1-3 Oz) daha fazla atabilecek potansiyeli mutlaka eklenmiştir. Buna rağmen belirlenen optimal ağırlıktan daha ağır kurşunun sık sık atılması tavsiye edilmez. Kamışın aşırı yüklenmesi kamışın karbon yapısı değişikliğe uğramaktadır ve özelliklerini yitirmeye başlamaktadır. Buna bağlı olarak da kamışın yapısı değişir, atış ağırlığı düşebilir ve en kötü ihtimalle kamış kırılabilir.
Modern sazan avı kamışlarının 3 farklı çeşidi mevcuttur:
1- Geniş kullanımlı orta sınıf kamışlar ( multirange). Bu kamışlar göl ve nehirlerde kullanabilir ve azami 120 gr ağırlığı en fazla 140 metreye kadar atabilmektedirler. Bu tür kamışlar tek bir set ( 3 ve 4’lü set) olan balıkçılar tarafından tercih edilmektedir. En geniş testlere 2,0-3,5lb ve dolayısıyla en geniş ağırlık atabilme imkânına sahip kamışlardır. Hafif kamışlar 2,0-2,5lb göllerde ve yakın mesafe avlarda kullanılır. Orta atarlı kamışlar 2,75-3,0lb kamışlar yakın ve orta mesafeli avlarda ,ağır kamışlar 3,25-3,5lb kamışlar uzun mesafeler (140 metreye kadar), nehirlerde ve ağaç kökleri bulunan yerlerde kullanılır. Üretildikleri uzunluklar 3,6; 3,75 ve 3,9 metredir. Genellikle iki parçalıdırlar, çok nadiren 3 parçalı üretilir ( karakteristikleri bozulur). Ayrıca da 6 veya 7 parçalı kamışlar da piyasada mevcuttur ( uzak mesafeli seyahat severler için).
Örnek olarak orta sınıf kamışlar için Century NG, Greys Prodigy ve X-Flite, Fox verebiliriz.
2- Parabolik çok ince yapılı kamışlar (slim). Bu tür kamışlar küçük göllerde ve uzun mesafeye gerek olmayan yerlerde avlanan İngiliz balıkçıların en sevdiği kamışlardır. Güçlü akıntılı nehirlerde bu kamışları kullanımı sorunludur. Çok esnek olan kamışla balığın çıkartılması aşamasında balığın yönlendirilmesi güç olmakta ve dipteki olası engelleri aşmak için balığı yukarı kaldırılması imkânsız hale gelebilmektedir. Aynı şekilde sok sert dudaklı olan nehir sazanın dudağını iğneyle delmek bu kamışlarla kolay değildir. Fakat küçük göllerde balığı yormak ve çıkartmak gerçek bir keyif haline gelmektedir. Buna bağlı olarak balığı çıkartılma aşamasında balığı güvenle tutup yönlendirilebilir ve balıkçının bazı hatalarını telafi edebilir. 60–80 gram gibi hafif ağırlıkları 120 metreye kadar atma imkânları vardır. Bazı istisnalar hariç testleri 2,75; 3,0 ve 3,5lb’dir. İnce yapılarına rağmen PVA poşet kullanılmasına imkân tanırlar. Sadece 2 parçalı olarak üretilirler. Uzunluk olarak 3,6; 3,75 ve 3,9 metredirler. Örnek olarak Rod Hutchinson Enigma, Century FBS’yi verebiliriz.
3- Uzun mesafeli atış kamışları ( longdistans). Sert yapıları vardır. İyi teknik hazırlık ve spor formu ile 200 gram kurşunu 180 metreye kadar atılabilmesine imkân verirler. Dünya rekoru
Böyle bir kamışla elde edilmiş ve 274 metredir. Gerçi yem olmadan, sadece kurşun atılmıştır. Bu kamışlarla akıntılı sularda ve büyük göllerdeki uzun mesafelerde balığı iyi bir şekilde balığın uzun mesafedeki vuruşunu kotra etmek ve balığın yormasını emniyetli ve güvenli bir şekilde yapılmasını sağlarlar. Bu sert yapılı ve güçlü kamışları kullanmak belirli bir tecrübeyi de gerektirir ki, büyük balığın uzaklardan yorarak kıyıya getirilmesi aktif olarak makine kalamasının kullanılmasını gerektirmektedir. Bu kamışlar genellikle 3,25; 3,5 ve çok nadiren 3,75lb test ile üretilirler. Optimal kurşun ağırlığı 4,0’dan 7,0 Oz’ye kadardır. Sadece 2 parçalı ve 3,6; 3,75 ve 3,9 metre uzunluktadırlar.
Örnek olarak Fox Horizon Titanium, Roberto Ripamonti Titanium; Rod Hutchinson Horizont; Century FMJ, SP, FS; Greys Platinium’u verebiliriz.
Yukarıda sayılan 3 çeşit kamış haricinde sazan avında kullanılan diğer tür kamışlar da vardır:
- Marker kamışları. Bu kamışlar ‘marker’ şamandırasını 84–112 gram ağırlıkla birlikte atılması için geliştirilmiştir. Özel bir yapıları ve hassas uç kısımları sayesinde sadece avlanılan bölgenin derinliği değil, bölgenin dip yapısı hakkında da önemli bilgiler öğrenebiliriz. Kural olarak 2,75lb testleri var. Sadece 2 parçalı, 3,60 veya 3,75 metre uzunluktadırlar.
- Raket kamışları. Ağır yemleme raketlerin (120-350gr) atılması için üretilirler. 120 metreye kadar atılabilirler. Testleri 4,0; 4,5; 5,0 ve 5,5 Oz’dir. 2 parçalı ve 3,6 ve 3,75 metre uzundur. Hafif yemleme raketlerini (80-120gram) normal kamışla atılması daha doğrudur.
- Kısa kamışlar. Kısadırlar – 1,80 – 2,7 metre ve ulaşılması zor bölgelerde (kıyıdaki çalılar, sazlıklar v.b.) avlanmak için üretilmişlerdir. 2,5 ve 2,75lb testli ve tek veya 2 parçalıdırlar. Çoğu kez tekneden avlanmak için kullanılırlar, gerçi bu şartlarda uzun kamışla balığı çıkartmak daha kolaydır.
- Yüzeyde avlanmak için kullanılan kamışlar. Düşük testleri – 2,5 ve 2,75lb ve yumuşak parabolik yapıları vardır. Bu yapılarıyla çok hafif yem ve kontroller-şamandıraları 60–70 metre mesafeye atılmasına imkân sağlamaktalar. 2 parçalıdırlar.
- Specialist kamışlar, Avon, Barbel. Bu kamışlar bıyıklı balık, kadife ve küçük boy sazan avı içindir. Küspe oltaları, şamandıraları ve diğer sazan oltaları için üretilirler. Genellikle 2–3 çıkmalı uç parçalıdırlar ve bu parçaların değiştirilmesiyle 0,5 – 7,0lb testler edilerek hafif şamandıralı oltadan ağır yaylı veya küspeli oltalarına kadar geniş yelpazede kullanılabilirler. Sazanın özel olarak beslendiği göllerde en çok kullanılan kamıştır. Değiştirilen uç parça sayesinde bir tek oltayla kısa sürede başka bir oltaya geçmiş gibi olursunuz. Aynı şekilde çok geniş testleri 0,5 – 2,75lb vardır. Uzunluk olarak da 3,3 ve 3,6 metredirler.
Test ve uzunluk – kamışların en önemli özellikleridir. Avlanılacak bölge şartlara göre bu özelliklerle kamış tercihi yapılır. Hafif kamış ağaç kökleri, büyük kayalar v.b. engeller olan yerlerde balığın çıkartılmasını zorlaştıracaktır. Sert kamışlar temiz sularda balığın yorulması zevkini veremeyecek ve balığın iğneden kurtulması oranını arttıracaktır. Mesela boyunuz 1,75’ten daha kısa ise 3,9 metrelik uzun kamış almanıza gerek yok. Sizin için 3,6m daha uygun ve daha iyi performanslı kamış olacaktır. Özellikle bu uzun atışlar için sert kamışlar söz konusu olduğunda önem arz etmektedir.
Sazan kamışlarında da durum aynıdır, 2 ve 3 parçalı dizayn edilen kamışlar klasik olarak 360 - 390 cm aralığında imal edilir.Üzerlerinde fırlatma değerleri yazmaz, 2.25 - 3.5 lb arasında eğilme ağırlığı yani 90 derecede eğilme testine tutulurlar.
Bu kamışların marker denilen işaretleyici, yemleme için ağır yem roketlerini atmaya yarayan 3.5lb ve üstü 5 lb ye kadar olanlarıda mevcuttur.Sazan kamışı alırken üzerinde yazılı libre değerlerinden fırlatma ağırlıklarını çıkarabilirsiniz, hemen hemen hiç bir modelde bu ölçüler yazmaz ve çoğu satıcı da ne olduğunu bilmez. 2.5 lb eğilme testinden geçmiş bir kamış 80gr , 2.75 lb 100 gr , 3 lb 125 gr, 3.25 gr ise 140 gr fırlatma ağırlığına sahiptir.Görüldüğü gibi her 0.25 lb için aşağı yukarı 25 gr kurşun ağırlığı esas alınabilir.Sazan avında avlanılacak avlak baz alınmalı çok fazla atar değeri yüksek olan modeller ona göre seçilmelidir, çünkü bu kamışların fırlatma gücü çok kuvvetlidir 75 gr kurşunu bile hafifçe ileri bıraksanız 60-70 mt lere gittiğini görebilirsiniz iyi bir atış tekniği ile 125-150 mt lere kolayca ulaşabilirsiniz.
KAMIŞ ÜZERLERİNDE BULUNAN DEĞERLER
Kaliteli Kamışlar üzerinde bulunan değerler umumiyetle libre(Libres) ve oz(ons) gibi değerlerle gösterilmektedir. 1 libre:453.6 gr dır . 1/16 libre= 1Oz(ons)ise 28.3 gram gekmektedir.Kamışların üzerlerinde bulunan 10-20-30-80 gr. gibi değerler o kamışın minimum-maksimum atabileceği ağırlığı(Yem+kurşun)gösterir.
Bazı kamışlarda bulunan 30lbs.-40lbs.-rakkamları ise o kamışın kırılmadan yerden kaldırabileceği değeri gösterir.
örneğin: 30lbs X 453.6gr.=13.600 kg.
40Lbs X 453.6gr.18.144 Kg.
KAMIŞLARIN KIRILMA NEDENLERİ
Çok kaliteli olan bir kamışında kırılması mümkün.Fakat buna çoğu zaman kendi yaptığımız kullanım hataları sebep olur..Özellikle Karbon oranı yüksek kamışlar sağlamlıkları ile bilinsede önemsiz gibi görünen küçük hatalar kırılmaya sebep olur.Bu hataların başında kamışı yere,taşa,sert biryere çarptığımızda burada dahili hasar oluşur ve çoğu zaman elle yada gözle farkedilmez.Karbon kamışların çoğunluğunun yapısı kamış boyunca düz uzanan ince karbon kristallerinden oluşmuştur..Buradaki hasar atış esnasında kamışta kırılmaya neden olur.Bazı elit firmalar bunu önlemek amacı ile sarmal yada ters yönde sarılmış karbon lifleri ile hasarın kamışın kırılmasına sebep olması bir nebze önlenmiştir..Bu kamışlar oldukça pahalıdır.Diğer bir neden ise kamışın yapısından kaynaklanmakta..Parça çapları arasındaki aşırı fark ağır ve ani atışlarda enerjinin kamışa yayılamamamasından dolayı kırılma olmakta..Kırılmalar genelde teleskopik kamışlarda ve parçanın bir sonraki parçaya geçtiği yerde olmakta..Kamışa kapalı iken kum,yada küçük sert parçaların kamış parçaları arasına kaçması ve kamışın avlakta açılırken bu parçalar tarafından çizilmeside hemen olmasada zamanla kırılmaya sebep olur.
Bilgiler internet ortamındaki kamışlar hakkında yazılan konulardan derlenmiştir.Eksik veya yanlış olan hususların arkadaşların katılımları ile tamamlanıp düzeltilmesi ile yeni kamış alacak arkadaşlara faydalı olacağına inanıyorum.Avınız bol kamışlarınız sağlam olsun.
01 Eylül 2009 Salı
Kaçırılmayacak bir fırsat Gelin Birlikte Olalım.


ESABDER(Eskişehir Amatör Balıkçılar Derneği)Yılın tatlısu organizasyonunu Sarıyar Barajında yapıyor.Tatlı su avına gönül veren Eskişehir'liler için kaçırılmayacak bir fırsat.Gelin tanışalım, birlikte olta atalım dostluklarımızı pekiştirelim.
NOT:Organizasyona ESABDER üyesi olmayanlarda katılabilir.Kayıtlar dernek merkezinde yapılıyor.Katılımcı sayısı sınırlı olacağından erken kayıt olmak gerekiyor.
06 Temmuz 2009 Pazartesi
SEZONUN İLK DENEMESİ
AVLAKTAN ve KAMPIMIZDAN BİR KAÇ GÖRÜNTÜ
İlk balık avı paylaşımını güzel sazanların süslemesini arzu ediyordum fakat Eskişehir ve çevre illerde suların yüksek olması bu nedenle geç ısınması ve balıkta havyarın devam etmesi sebepleri ile(Olta balıkçısında bahane çok )sazana kavuşmamızın gecikeceğini düşünerek balıksızda olsa ilk sazan denememizi sizlerle paylaşmak istedim.
Bu yıla kadar İlimiz ve bölge illerinde her yıl 1 temmuz tarihinde açılan sazan ve benzer türlerin av sezonu Gırgır ve trolcülere bol keseden yapılan 15 günlük (15 Nisan'da kapanması gerekirken 1 Mayıs'a uzatılmıştı.)süre gibi yine balığın zarar göreceği hesaplanmadan ,balık henüz havyarda olduğu halde 2/2 sayılı tebliğ ile 15 gün öne alınarak 15 Haziran tarihinde açıldı.
Sazan sezonu açılınca zaten uzun süredir göl kıyılarını özleyen sazancılar(her ne kadar arada turna veya kepenez avı yapsakta) göl ve göletlere karargah kurdular.Fakat her canlıda olduğu gibi sazanında biyolojik saati çalışıyor.Ne tebliğ dinliyor nede avlanma sezonun açılmasını iklimin durumunu,suyun sıcaklığını algılamış neslini sürdürebilmek için havyara şartlanmış kendisine sunulan her tür yemi reddediyor ve neslini sürdürmeye çalışıyor. Bu durumda da tüm gerçek amatör sazancılar gittikleri göl ve göletlerden elleri boş dönüyorlar.Sazan yakalayan yokmu? diye soracaksınız bu günlerde bölgemizde sazanı yakalayanlar büyük küçük demeden havyar sorunu olmadığı için kıyılara kadar gelen el kadar yavru balıkları toplayan bohçacılar. Ellerinde yavru balığa uygun yem ve kancalarla yapılmış oltalarla avlanıyorlar ve bölgemizde yavru balık katliamı yaşanıyor.
Bizimde 20-21 haziranda yaptığımız deneme aynı şekilde sonuçlandı.30 saat bekleme ve (0)vuruş.İlimiz barajlarından en uzak ve bohçacının ulaşamayacağı bir bölgesinde kampımızı kurduk.Bölge tamamen bakirdi.Ne bohçacı nede ağcı yolunun uzaklığı ve zorluğu nedeni ile bu bölgeyi tercih etmiy onlar ile yakın kontrolsüz göletleri yağmalamakla meşguller.Avlağı geçen yıllardan tanıdığımızdan ve trofe boy sazanların olduğunu bildiğimizden bölgeyi kuru mısırla yemleyerek canlı yem ve mısır ağırlıklı oltalarımızı suyla buluşturduk ve bir gece 2 gün beklediğimiz avlaktan kayda değer vuruş alamadan geri döndük.Sazan şimdi gidin bir müddet sonra gelin diyordu.
Bu av seferinden bize kar kalan güzel bir piknik ve avlağın bol şekilde yemlenmesi oldu. Atalarımız ''kırk gün taban eti bir gün av eti''diye boşuna söylememişler gelecek günler de bol sazanlı paylaşımlarda bulunmak üzere RASTGELE.
06 Haziran 2009 Cumartesi
TURNA BALIĞI


Turna Balığını tanıyalım
Silindirimsi uzun gövdeli, kemikli bir balıktır. Ağzı ördek gagası seklinde, üst kısmı iyicene basıktır. Sırt ve anüs yüzgeçleri vücudun gerisinde bulunur. Dişleri çok (yaklasik 700 adet) ve keskindir.Turna balıklari hareketli ve durgun sulardan hoslanırlar canlı yemle beslenen yırtıcı balıklardandır.Yaşadığı ortamda bulunan diğer tüm balıklara saldırır.Yerleştiği ortamdan temizlenmesi zor türlerdendir.Bulunduğu suda yaşam hakimiyetini sağlar ve diğer türleri yok eder. Uzunluklari 1m. yi bulabilir. Kuzey yarım küreye özgü olan bu baliklar, kuzeye göre Avrupa nin güneyinde daha azdir. Avrupa da bulunan tek türü "adi turna baligi" dir (Esox lucius.L.). Turna baliginin agirligi 25kg. a kadar çıkabilir. Turna balığı Şubat-Mart-Nisan aylarinda yumurta atar. Bu mevsimde eti iyi olmaz. Genelde, turna balıklari taze tüketimin yani sıra tuzlanmış veya füme olarak tüketilir.
TURNA BALIĞI YILLARA GÖRE BOY AĞIRLIK TABLOSU

NEREDE NE ZAMAN ARAMALIYIZ
Avlamayı hedeflediğimiz balığın yemlenme ve yeme yaklaşımının incelenmesi başarı için en önemli husustur .Turna balığı yaşadığı ortamda bulunan diğer balıkların küçük boydakilerini besin olarak kullanır .Avını sazlık veya otluk bölgelere sıkıştırarak daha çok yüzeye yakın bölgede saldırır.Bu nedenle av bölgemizde Turna'yı küçük(Gümüş balığı gibi)balıkların hareketli olduğu bölgelerde bilhassa Turna otu olarakta adlandırılan otluk bölgelerin dış çevrelerinde aramalıyız.Turna balığı avcılığında zamanlamada çok önemlidir.Mevsimsel şartlar ve hava sıcaklığına bağlı olarak aktif yemlenme saatleri değişmektedir.İlk bahar ve yazın başlangıç dönemlerinde öğleden sonraları ve akşam üzerleri yoğun avlanan turna ,son bahara doğru suların tam sıcaklığına ulaştığı dönemlerde sabah gün doğusu ve akşam güneş batımından bir iki saat öncesi yemlenmeye çıkar ve iyi av verir. Kışın ise güneş ışınlarının suya dik vurduğu öğle saatlerinde yemlenmeyi tercih eder.Akşam güneş battıktan sonra Turna yemlenmeyi keser.Küçük ,yavru turnalar ise imkan buldukça günün her saatinde yemlenmeye devam ederler.
AVLANMA ŞEKİLLERİ
Turna balığı hareketli olan ve yem olduğunu algıladığı her şeye saldıran bir balık olduğundan çeşitli metodlarla avlanabilmektedir.Bizde sazancılıktan gelen alışkanlık olduğundan sabit avlanma yöntemini tercih ediyorum.
Sabit avlanma da ölü yem veya canlı yem kullanıldığında yemin oltaya takılış şekline dikkat edilmelidir.Ölüyem kullanıldığında kullanılan çelik beden yemin ağzından sokularak anüsten çıkarılır.3'lü kanca yemin ağız kısmında bırakılır.Canlı yemde ise 3lü kanca ile birlikte ikinci bir hırsız kanca kullanmakta fayda vardır.3.lü kancanın bir iğnesi canlı yemin üst yüzgeci yakınlarından hırsız kanca ise kuyruk yakınından takılarak yemin uzun süre canlı kalması ve hareket edebilmesine imkan verilmesi sağlanılır.Büyük boy mümkünse şeffaf vey açık renk şamandıra(Mantar)ve yeşil renkli çelik tel kullanılmalıdır.
02 Haziran 2009 Salı
TATLISU KEFALİ (KEPENEZ)
TATLI SU KEFALİ
Temiz, berrak akarsularda yaşam imkanı bulan tatlıs su kefali şekil olarak denizlerde yaşayan kefali andırdığından bu isimle tanınır.Deniz kefalinden farkı sırtındaki yüzgecin tek olmasıdır. Sırtı kısmı biraz daha koyu renkte , kısmen yeşilimtıraktır Yanları ve karın tarafı parlak beyaz renktedir.İri olan kafasına göre ağız yapısı ufaktır. Ağzında sadece kadife dişleri bulunmaktadır.Güçlü bir kuyruk yüzgecine sahip olan tatlı su kefali sahip olduğu hidrodinamik vücut yapısıyla kıyının 40 metreye kadar önündeki açıklıklarda yüzeye yakın şekilde yayılım gösterirler. Bu esnada sık sık sıçrayışlar yaparak avlanan kefaller yüzey suyundaki her türlü hareketliliğe olabildiğince ilgilidirler
Üremeleri ülkemizde Nisan ayında başlar, bazı bölgelerde Haziran ayının sonlarına kadar devam eder. Ortalama 10 sene yaşadıkları ve 60 - 70 cm. boy ve 8 kilo ağırlığa eriştikleri gözlemlenmiştir.
Tatlı Su Kefali, lavralar, kurtlar, suya düşen tırtıl ve sinekler, çekirge, küçük kabuklular, kendinden küçük bütün balıklar, kurbağa, yavru su kuşları,su bitkileri, yosunlar,suya düşen meyve parçaları(Kiraz, Dut)ve tohumlar ile doğal olarak beslenirler.
YAŞADIĞI ORTAM :
Normal yaşam yeri dereler akarsular olan tatlısu kefali suyu berrak ve temiz olan göllerde de yaşayabilmektedir.
NEREDE ARAMALIYIZ:
Tatlı su kefali suyun kayalık,bilhassa oyuklu bölümlerinde,Bitki kümelerinin meydana getirdiği gölgeliklerde,bitki topluluğunun köklerinin kovuklarında barınır.Avlanma için buralardan çıkarak suyun üst kısımlarında avlanır. Kışları ise daha derin sulara çekilirler.
AVLANILMASI :
Tatlı Su Kefali zeki ve çok ürkek balık olduğundan avcılığında en çok dikkat edilecek husus mutlak bir sessizlik ve ortama uyum sağlayan bir kamuflajdır.Av mahallinde kesinlikle görüntü suya düşmeyecek şekilde ve oturarak avlanılmalıdır.Ürkekliği nedeni ile avıda kullanabileceğiniz en ince ve görünmeyen misina kullanılması gerekir.Şamandıranız ince ve uzun mümkün olduğu kadar şeffaf olmalıdır.5-10 gr.arası şamandıralar kullanılmalıdır.
TATLISU KEFALİ AVINDA KULLANILACAK YEMLER
Tatlısu kefali kepenez avlarında bahar aylarında kullanılacak en ideal yem toprak solucanı olmakla birlikte Çekirge,yaban arısı,kemik kurdu,tırtıl gibi avlak civarında bulunan küçük canlılar yem olarak kullanılabilir.





